" /> Aşkta kaçan, kovalanır mı? Gider mi, kalır mı? | Pembe Bigudi
Aşkta kaçan, kovalanır mı? Gider mi, kalır mı?

Aşkta kaçan, kovalanır mı? Gider mi, kalır mı?

Aşkta kaçan, kovalanır mı? Gider mi, kalır mı?Biri ile tanışıyorsunuz, bir ilişkiye geçmek istiyorsunuz veya bir ilişki ortamındasiniz. Karşınızdakini kazanmak veya elde tutmak adına maskelerinizle dalmışınız bu ilişkiye diyereklim. İlk an heyecanları herkes bir tutkulu, herkes bir alakalı, ya sonra?

 

Başlangıçta takılan o maskeler; o anlayışlı, alakalı, sevecen, kanaatli, sıksık arayıp soran, koşarak gelen kadın ve erkek…  Sonra siz biraz ilgi işaret ediyorsunuz veya sizi elde ettiğini sanıyor, bir gevşiyor. Maskeleri bir bakıyorsunuz, çok kısa sürede düşüsağlıyor. İçindeki canavar ortaya çıkıyor. Diğer taraftan madalyo kişinin bir diğer yüzü de şu; siz kaprislerinizle, kıskançlıklarınızla, kendinizi ağırdan satmalarınızla, kaçtım kaçıyorum oyunlarınızla onu kazanacağınızı umarken beyefendi veya hanfendi fazladan yol almış, gidiyor. Size de ah vah demek kalıyor sonrasında.

Ayrıca öyle bir gidiyor ki…

Bir daha geri arka kısmına bakmadan kaçarcasına… Çünkü artık kimse zoru sevmiyor, kimse kimseyi çekmek istemiyor. Herkes fırtına sonrası sığınacak bir liman arıyor. Huzur ve kendine keyif verecek insanı arıyor. Hernet aradığı artık yalınce huzur mu?

Günümüzde alternatifler o kadar çoğaldı ve o alternatiflere ulaşmak hele ki sosyal medya çağında kvakalaştı ki her şey çok acele yaşanıyor ve belki de tüketiliyor. Hele ki onca problem, bunalabilmek, onca geçim derdi ortamında artık kimse artık kaçanı çok çok kovalamıyor. Kovalıyor da eh işte bir yere kadar… Bir yerde amannnn diyor. Kaçan gene bir kaçma oyunu ortamında kendince, tek başına artık kovalayan yok. Şöyle bakıyor; hah bana keyif vermemeye mi başladı, hah beni yoruyor mu, dır dır mı yapıyor, hah bundan bana yar olmaz mı; tırmalamıyor ve hopp diğer dala atlıyor. İşte, bu kadar kvaka!!

Aşkta kaçan kovkısmır derlerdi bir süre ortamındar…  Kadınlar erkeklere, erkekler kadınlara bir ton oyun oynardı. Yıl artık 2016, artık kimse oyun oynamak istemiyor. Eskiden kaçan kovkısmırdı şimdi neden kaçan kovalan mıyor? Kaçanlar mı sıkıldı, yoksa kovalayanlar mı?

“Üç gün arama bak seni nasıl arıyor.”

“Haftada bir kereden fazlaca yüzünü gösterme, aman özlesin seni…”

“ O aramadan sen arama, ararsa da telefonu açma, 10 saat sonra ara. Bak nasıl peşinde koşuyor.”

“İyice kapris yap, nefesini sırtından eksik etme, gittim bak giderim diyerek sıksık başsına vur, bak nasıl muma dönüyor. ”

Bunlar eskidenmiş. Şimdi insanlar huzur arıyor, dır dır, vır vırdan kaçacak liman arıyor. Bu yüzden ıssız adalarda yaşayanlar çoğaldı, ıssız adalarda emlak piyasası tavan yaptı. Bu yüzden paylaşımlar azaldı, boşanmalar  arttı, evlilikler azalmaya başladı. Bırakın evlenmeyi, sevgili bile olunamıyor. O kadar tükenmiş, tüketilmiş her şey…

Hele ki bir kere evlenip boşandıysa karşılaştığınız insan, işiniz çok zor. Adam, kadın nasıl kaçtığını bilememiş, siz dünya iyisi olun, kapris yapar, bunaltırsanız, kaçıyım da kovalasın derseniz, bir daha evlenir mi? Ben bir daha evlilik düşünmüyorum der hayatına tekrardan giren insana… Elbet bir gün tekrardan evlenir eğer sen sokakta kaplan, evinde kedi olabiliyorsan. Olamıyorsan bir bakmışsın bir kedi gelip kapıvermiş.

Siz onla evlilik hayalleri kurarken, o ben bir daha evlenmeyi düşünmüyorum diyorsa- yüzünüze karşı hayatınıza ürkerek soktuğunuz yeni bir insan- bu ilişki yürümüyor diyerekrek sizden ayrıldıktan bir müddet sonra nişanlandığını veya evlendiğini duyarsınız, aman şaşırmayın. Malum gerçek: size evlenmeyeceğini sendromrken eğer ben kaçayım o kovalar nasıl olsa diyereknlerdenseniz acaba yanlış yolda mısınız? Kim bilir bu yaptıklarınızdan kaynaklı belki de gerçekten o sizinle evlenmeyeceğini söylüyordur.

Çünkü insanlar artık kaçanı, yoranı, kadını değil,  kendini el üzerinde tutanı, hoş tutanı, alakalı olanı, huzur vereni, her anlamda keyif vereni, uysal olanı seçiyor. Artık insanlar karşısındakini bunaltmayanı, uğraştırmayanı, ruhunu hoş tutanı seçiyor. Neredesin, niye aramadın, niye mesajıma yanıt vermedin, yanısıra kim var, beni sevmiyor musun, arkadaşlarınla çıkmak mı- bana sorup benden izin aldın mı,  sosyal medya sayfanda kim bu sıksık senin her yayınladığını beğenip duruyor, ona mı baktın buna mı baktın, ya evlenirsin benle  veya ben giderim diyerekrek baskı yapanı, bana sormadan nasıl nefes alırsın diyerekni değil.

hayatının-merkezi-gerçekleştirmek2

Adam veya kadın  sizle olmak istiyorsa, sizi seçtiyse bir nefes alın, bir nefes verdirin. Bunları yaptıkça kaçacak, gidecek, sevgiliniz olmayacak, o yüzüğü parmağınıza takmayacak, boğulup gittiyse dönmeyecek, dönse de çok kalmayacak, bir kopardınız mı ağzınızla kuş tutsanız da dönmeyecek! Baştan dayanıklı tutun biraz… Yanınızdayken değerini anlayın, baydığınızda, elinizden gittiğinde değil. Kimse vazgeçilmez değil de o ayrı husus, ya siz hayatınızın insanını bu sefer kaçırıyorsanız? Herhangi biri için demiyorum.  Bu farkı iyi analiz edin.

Evet, değerlerinizi, çizginizi koruyun. Kaybetme korkusu ile her şeyi hele ki hak etmeyen birine altın tepside sunmayın. Siz tabi ki yapın tek başına bırakın o da sizin için bir şeyler yasın; arasın, sorsun, koşarak, uçarak yanınıza gelsin. Bunları yapıyorsa, evet siz de karşılığını verin. İlişkilerde tabi ki biraz taktik kullanmak veya akıllı davranmak lazım, doğru stratejiler (siz çok yakın davranırken o uzak davranıyorsa biraz ilişkiyi dinlendirmek, biraz sessiz kalabilmek, biraz özletmek, biraz atak gerçeklştirmeyi azaltmak ve bekletmek, biraz merak ve istek uyandırmak evet şunlar güzel…) gerçekleştirmek da ilişkiyi dengede ve ayakta tutar tek başına asla oyun oynamak, ay kaçtım bak ben gel kovala demek,  ikiyüzlü davranmak veya karşıdakini oyalamak değil…

Bir nüansı da sakın atlamayın.

Günümüz ıssız adamları veya doyumsuz adamları veya sevgili bile yapılamayan adamları gerçekten doğru davranmayan, değerlerini ve çizgilerini çiğneten, almadan hep veren, erkeği avcı rolünden çıkarıp kendisi avcı olan kadınlar yarattı. Bunu da değersizlik, kaybetme, aldatılma korkuları ile yaptı.

Evet ıssız adamlar günümüzde çoğaldı. Eh, bu duruma gelen ıssız adamlar da, ıssız kadınları çoğalttı. Şimdi herkes söylenip duruyor; doğru kadın yok, doğru adam yok. Var, rahat olun, az  da olsa hala var da siz evvelce doğru kadın, doğru adam mısınız? Öyleyseniz bile daha başta aman buldum, kaçırmayayım anlayışıyle, sizin de ne kadar değerli ve zor bulunan bulunduğunuzu unutup, bir anda üzerine yapışırsanız?  Ya da bu kadar ürkütürseniz lianlam yanaşırlar mı?

Kendi değerinizi ve mevcutnuz tüm güzellikleri ona hissettirmezseniz ve çok acele yörüngesine girerseniz, çok acele sizi elde ederse ne kadar elinizde tutarsınız? Çoğunlukla gider korkusu ile, türelliği yalınce rağmendakini elde etmek veya elde tutmak için alet olarak kullanmayın. Hele ki kendinize olan saygınızı çiğneyerek… Bir yerde, diğer taraflar eksik kaldığında süre ortamında bundan da sıkılır. Her şey dengede, tam ve tüm olmalı. Tadında ve dozunda…

Ne kaçın, ne kovalayın. Arenada değiliz ki; ilişkiler bir alan muhabereı olsun. İlişkileri ayakta tutan; ben haklıyım, sen haksızsın değil. İlişkiyi ben yönetirim değil.  Hep benim istediğim gibi olsun değil. Bağlılık evet tek başına bağımlılık değil… Maskeler takarak, oyun oynayarak gerçeğinden uzaklaşmak değil. Bencil olmayı seçiyorsan bir hayat boyu tek başınalığı da seçiyorsun gerçekten…

Yalnız yaşlanmak istemiyorsanız eh bir de üzerine senelardır aradığınız gibi bir insanı so kişininda yakaladıysanız; ona gerçek siz olun; ne kaçan olun, ne de kovalanan.  Gene de seçim sizin…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM
DMCA.com Protection Status